Fındık ihracatçıları: Alınan kararların zamanlaması yanlıştır

Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu, rakamlarla fındık ihracatı ve fiyatlara yönelik açıklama yaptı. Açıklama şöyle:

Fındık ihracatçıları: Alınan kararların zamanlaması yanlıştır

Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu, rakamlarla fındık ihracatı ve fiyatlara yönelik açıklama yaptı. Açıklama şöyle:

Fındık ihracatçıları: Alınan kararların zamanlaması yanlıştır

 

2018 Ekim ayı ve Eylül-Ekim ayları fındık ihracat rakamları aşağıdaki gibidir.

 

2017/18 Sezonu 2018/19 Sezonu

Miktar (Ton/İç) Değer ($) Miktar (Ton/İç) Değer ($)

Ekim 37.516,1 241.846.551 33.122,3 179.273.106

Eylül-Ekim 65.151,5 426.457.405 58.286,4 314.308.776

 

Görüldüğü gibi miktar bazında maalesef % 10 civarında bir ihracat azalması mevcuttur. Döviz miktarındaki azalma ise, Ağustos/Eylül aylarında maruz kaldığımız dış kaynaklı finansal saldırı sonucunda TL’nin aşırı değer kaybetmesinin tabii sonucudur.

 

Bu vesile ile son günlerde yaşadığımız ani gelişme ve değişiklikler ile ilgili Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu olarak görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşmak istedik.

 

SOSYAL DEVLET ÜRETİCİSİNİ DESTEKLEMELİ VE DESTEKLEYECEKTİR

 

Bu çerçevede, Devletimizin fındık üreticilerini desteklemek ve kazancını arttırmak için yapacağı düzenlemeler ve alacağı tedbirler olması tabidir. Esasen üreticinin pazarlama teşkilatı olarak çalışan fındık ihracatçılarının bu hususta bir itirazı yoktur. Olamaz da…

 

Ancak bu desteklerin serbest piyasa kuralları çerçevesinde olması, uluslararası ticaretin vazgeçilmez şartıdır. Devletimizin elinde bunu gerçekleştirecek ve üretici memnuniyetini sağlayacak fiyat dışında çok daha etkili çeşitli enstrümanlar mevcuttur. Bunların en başında da Alan Bazlı Destek gelmektedir.

 

Hangi destek verilecekse bunun mutlaka sezon başlamadan açık bir şekilde ve değişmez bir kurala bağlı olarak yapılması şarttır.

 

ALINAN KARARLARIN ZAMANLAMASI YANLIŞTIR

 

Sezon başlamış, fındığın önemli bir miktarı el değiştirmiş, iç ve dış piyasa bağlantıları yapılmış ve dış satışlar kontratlara bağlanmış iken TMO’nun piyasa fiyatının üzerinde bir fiyat ile piyasaya girmesi doğru değildir. Kısa vadede bir memnuniyet oluştursa da uzun vadede zararlı etkileri olacaktır.

 

Öncelikle zaten finansmana erişme yolları neredeyse tıkalı olan tüccar ve ihracatçı kesimlerin bu yeni şartlar çerçevesinde çok daha fazla zorlanacağı kesindir.

 

Üreticilerin, özellikle küçük ve varlıklı olmayan kesimi fındığını çoktan satmış olup, TMO’nun fiyatlarından istifade etme imkanı mevcut değildir.

 

Sayısal olarak üreticilerin çoğunluğunu oluşturan bu kesimin alınan karara tepkili olması doğaldır. Sahada yapılacak bir araştırma ile bu durum kolayca anlaşılabilir.

 

Alınan karar dış piyasalarda Türkiye’ye ve Türk Fındığına olan güveni azaltmıştır. Artık bundan böyle TMO eli ile en olmadık zamanlarda fındığa müdahale edilebileceği algısı oluşturulmuştur.

 

Öte yandan, Türk Fındığına rakip olan ülkelerde “Türkiye’de fiyatlar sürekli artacak, biz alanlarımızı genişletelim” kararının verileceği kesindir.

 

26/10/2018 tarihinde Agen/Fransa’da yapılan Türkiye-AB Fındık Danışma Toplantısında, Ticaret Bakanlığı ve TMO yetkililerinin de şahit olduğu üzere, hiçbir zaman 8-10.000 ton üzerinde fındık üretemeyen Fransa’nın bile 5 yıl içinde 30.000 tona çıkmayı planladığını açıklaması manidardır. Gürcistan, Azerbaycan, ABD, İtalya ve diğerlerini zaten biliyoruz.

 

Resmi makamlarımızın açıklamaları ile Türkiye’nin Dünya fındık üretimindeki payı daha şimdiden % 78’den % 65 gibi dramatik bir paya düşmüş durumdadır.

 

Bu karar ile Türk Fındığının geleceği riske atılmıştır. İhracattaki düşüşün devam etmesi maalesef kaçınılmaz hale gelmiştir. Halbuki ülkemizin stratejik hedefi, dünyada Türk Fındığı tüketiminin artışının sağlanması ve bağlantılı olarak içeride üretim ve verimliliğin artırılıp maliyetin düşürülmesi olmalıdır.

 

2019 ürününün yüksek olması durumunda ne yapılacaktır? Aynı yaklaşım devam eder ve Devlet stokları bu hızla artar ise 2009’da yaşanan stok felaketi kapıya dayanacaktır.

 

İHRACATÇI VE TÜCCARIN FİNANSMAN PROBLEMİ ÇÖZÜLMELİDİR

 

Bunun için fındık tüccar ve ihracatçısına mutlaka pozitif ayrımcılık uygulanmalı ticaretin/ihracatın sürdürülebilirliği sağlanmalıdır.

 

Eximbank kredileri arttırılmalı, erişimi kolaylaştırılmalı ve özellikle Devlet Bankalarının teminat mektubu vermesi sağlanmalıdır. TL bazında % 30-35 faizlerle ihracat yapılabilmesi mümkün değildir.

 

İHRACATÇI ALEVERACI (!) DEĞİLDİR

 

Maalesef bu meyandaki beyanlar üzücü ve kırıcıdır.

 

Türk Fındık İhracatçısı ülkemizin yüz akıdır. Kendisini Dünyaya kanıtlamış, yaptığı yatırımlar ve sahip olduğu modern teknoloji ile fındığın artık dış ülkeler yerine Türkiye içinde işlenmesini temin ederek büyük bir istihdam kanalı da açmıştır. Hiçbir ithal girdisi olmadan % 100 yerli olarak yapılan fındık ihracatı tüm tarım ürünleri ihracatımızın % 10’unu oluşturmakta olup, tamamı özel sektör tarafından gerçekleştirilmektedir.

 

Fındık İhracatçı Birlikleri ise sahip olduğu muazzam tecrübe, istatistiksel birikim sayesinde dünya çapında itibarlı kurumlardır.

 

FİSKOBİRLİK’E (FKB) 10.000 TON 2017 ÜRÜNÜ FINDIK VERİLMESİ TAMAMEN YANLIŞTIR.

 

Öncelikle Fiskobirlik, Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KFMİB) üyesi ve itibarlı bir kuruluştur. Özerk bir kurum olup, faaliyetleri kar zarar esasına göre devam

eden ve rekabeti önceleyen bir kurumdur. Hal böyle iken üyelerimizle aynı pazara ürün satan bir kuruma devlet eli ile fındık verilmesi, şartları ne olursa olsun, gerekçesi ne olursa olsun doğrudan rekabet şartlarının ihlali ve haksız bir uygulamadır. Bu işlem ancak aynı şartlarda, her talep edene uygulanması ile mümkün olabilir.

 

Bu nedenle;

 

FKB’ye verilecek fındıklardan tamamen aynı şartlarda fındık ihracatçılarına verilmesi talebimizi açıkça beyan ediyoruz. Bunun aksi bir uygulama karşısında önce Rekabet Kurumu ve diğer yasal kurumlar nezdinde hakkımızı arayacağımızın bilinmesini istiyoruz.

 

Bu kararın gerekçesi iyi niyetli olabilir. Ancak istenilen hedefin uluslararası rekabete açık bir ürün üzerinden (fındık) yapılması tamamen yanlıştır.

 

Unutulmamalıdır ki, değerli üyemiz FKB’nin zor günlerinde, onun piyasalarda bulunmadığı dönemlerde Türk Fındığına değer katan ve halen ihracatın % 100’ünü gerçekleştiren Türk Fındık İhracatçılarıdır.

 

Fiskobirlik’in kendisine tahsis edilen fındıkları üyelerimize ve herkese açık müşterilere pazarlayacağı da tabiidir.

 

İHRACATÇILARA DANIŞILMADAN KARAR ALINMASI DOĞRU DEĞİLDİR

 

Fındığın ve işlenmiş ürünlerinin tamamını dış ülkelere satan ve iç piyasada da faaliyet gösteren İhracatçı Birlikleri ve onların üyelerinin görüşü alınmadan, popülist ve hiçbir ticari sorumluluğu bulunmayan çevrelerin yönlendirmeleri ile alınan kararlar doğru olamaz.

 

Elbette esas karar mercii halka karşı sorumlu olan, devlet ve hükümet yetkilileridir. Bizler işimizi bu kararlara göre yaparız. Bu güne kadar böyle oldu, olmaya da devam edecektir.

 

Ne var ki istişare esastır ve bu istişare, elini değil, gövdesini taşın altına sokan risk altındaki kesimlerle alınacak kararlar öncesi yapılmalıdır.

 

TÜRK İHRACATÇISI DEVLETİNİN VE ÜRETİCİNİN YANINDADIR

 

Bunda hiçbir şüphe yoktur. 15 Temmuz Alçak Darbe Teşebbüsü sonrası, Türkiye’nin tanıtımı için çok büyük bir meblağı devletine gönüllü olarak tahsis eden, elindeki tüm kaynakları da Sayın Cumhurbaşkanının çağrısı üzerine TL’ye çeviren ve ihracatı hiç aksatmayan Türk Fındık İhracatçılarıdır.

 

Yine tekraren üreticinin eline daha fazla para geçmesi ve bağlantılı olarak üretimin de arttırılması / maliyetlerin düşürülmesi görevimiz olmamasına rağmen ihracat dışında ana faaliyet alanlarımız arasındadır. Bu çerçevede pek çok projeye destek verdiğimiz kamuoyu ve resmi makamlar tarafından yakınen bilinmektedir.