Yüksek gerilim cambazları Gölköy'den

Gölköy ilçesinde 68 yıl önce bir işçinin gittiği Avrupa'da öğrendiği yüksek gerilim hattı işçiliği, ilçedeki diğer erkeklerin mesleği haline geldi. Yüksek gerilim hattında çalışan ve sayıları 5 bine ulaşan işçiler, yerden metrelerce yüksekte yıllardır ekmek mücadelesi veriyor. Direkler arasında adeta sirklerdeki 'ip cambazları' gibi korkusuzca hareket eden, tellerin birbirine değmemesi için tel bisikletine binen işçiler ilginç görüntüler oluşturuyor.

Yüksek gerilim cambazları Gölköy'den

Gölköy ilçesinde 68 yıl önce bir işçinin gittiği Avrupa'da öğrendiği yüksek gerilim hattı işçiliği, ilçedeki diğer erkeklerin mesleği haline geldi. Yüksek gerilim hattında çalışan ve sayıları 5 bine ulaşan işçiler, yerden metrelerce yüksekte yıllardır ekmek mücadelesi veriyor. Direkler arasında adeta sirklerdeki 'ip cambazları' gibi korkusuzca hareket eden, tellerin birbirine değmemesi için tel bisikletine binen işçiler ilginç görüntüler oluşturuyor.

Yüksek gerilim cambazları Gölköy'den

Nedim KOVAN/ GÖLKÖY (Ordu), (DHA) - ORDU'nun Gölköy ilçesinde 68 yıl önce bir işçinin gittiği Avrupa'da öğrendiği yüksek gerilim hattı işçiliği, ilçedeki diğer erkeklerin mesleği haline geldi. Yüksek gerilim hattında çalışan ve sayıları 5 bine ulaşan işçiler, yerden metrelerce yüksekte yıllardır ekmek mücadelesi veriyor. Direkler arasında adeta sirklerdeki 'ip cambazları' gibi korkusuzca hareket eden, tellerin birbirine değmemesi için tel bisikletine binen işçiler ilginç görüntüler oluşturuyor.
Gölköy ilçesinde yüksek gerilim hattı işçiliği, 1950 yılında İzzet Yiğit'in İtalya'ya çalışmaya gitmesi ile başladı. Ülkede yüksek gerilim hattı direkleri inşa etmeyi ve tel çekmeyi öğrenen Yiğit sayesinde çok sayıda hemşehrisi de bu işe girdi. İlçede iş arayan erkekler zamanla bu işe yöneldi. Yüksek gerilim hattı işçiliği ilçedeki diğer erkeklerin de mesleği haline geldi. Yüksek gerilim hattında çalışan ve sayıları 5 bine ulaşan işçiler, yerden metrelerce yüksekte yıllardır ekmek mücadelesi veriyor. Seyredenlerin bile yüreklerini hoplatan bu işçiler, tel üzerindeki rahat tavırları ile dikkat çekiyor. Gölköylü birçok kişi de ilerlettiği işinde patron oldu. Türkiye'nin yanı sıra, Orta Asya ülkeleri, Irak, Lübnan, Almanya, Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Ermenistan'da milyon dolarlık projeleri hayata geçiren Gölköylü işadamları, dünyanın bir çok yerinde meslekte ve sektörde söz sahibi olmayı da başardı.
İLÇEDE ORTALAMA YAŞAM SÜRESİ 82 YIL
Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölümü tarafından yapılan araştırmada, 'Türkiye'nin Yaşlanma Atlası'nın çıkarıldığı, Türkiye'nin en uzun ömürlü ve sağlıklı 10 yeri arasında Gölköy ilçesi de yer alıyor. Türkiye'de en uzun ömürlü insanların yaşadığı Gölköy'de ortalama yaşam süresi  82 yıl olarak belirlendi. Ancak ilçeden ayrılarak yüksek gerilim hattı işlerinde çalışmaya giden işçilerden her yıl 10 ile 15'i genç yaşlarda iş kazalarında hayatlarını kaybediyor.
BELEDİYE BAŞKANI: HER DİREĞİN DİBİNDE BİR GÖLKÖYLÜ GÖRÜRSÜNÜZ
Gölköy Belediye Başkanı Ali Kemal Mert, ilçenin en önemli mesleğinin yüksek gerilim hattı işçiliği olduğunu belirterek, Türkiye'yi Gölköylü işçilerin aydınlattığını söyledi. Türkiye'nin aydınlatma sektörüne damga vuran bir ilçe olduklarını ifade eden Mert, "Aynı anda şantiyelerde 3-5 bin çalışan işçimiz var. Gökyüzünde nerede bir tel görürseniz ya da direğin dibinde mutlaka Gölköylü bulmak mümkündür. Türkiye'nin enerji sektörünün yüzde 80'ini Gölköylü işçilerimiz yapıyorlar. Yurt dışında da yüzde 40'ını yine bizim işçilerimiz yapıyor. İş güvenliğine çok fazla dikkat edilmesine rağmen zaman zaman vefatlar oluyor. Bu yıl iş kazası sonucu vefat eden 15'in üzerindedir. Son bir iki yıldır iş kazasından biraz fazla vefat var. 40-50 yıl önce başlamış bu sektörde ekonomik rahatlık ve işçi maaşları yüksek olduğu için, bir birini desteklemek suretiyle işçiler bu sektöre kayıyor. Bu işte uzmanlar. Dünyada da iş yapıyorlar. Tehlikeli ve zor bir iş" dedi.
'OĞLUMA MESLEĞİ ASLA ÖĞRETMEK İSTEMEM'
26 yıldır enerji hattı sektöründe işçi olarak çalışan, evli ve 1 çocuk babası Burhan Hacet (38), ilk mesleği eniştesinden öğrendiğini belirtti. Hacet, "3-5 ayda işi öğrendim, usta oldum. Biz de yanımızda gidenlere bu işi öğrettik. Türkiye dışında Almanya, Irak, Nijerya gibi yerlerde de çalışan arkadaşlarımız var. İşin zorlukları iş kazaları da var. Kendin ne kadar dikkat etsen de oluyor. 1 oğlum var bu mesleği asla öğretmek istemem, okumasını isterim. Elimizde başka işimiz olsa bu işi hiç seçmeyiz ama ekmek parası. Yeri geldiğinde iş çok güzel, bu kazalarda olmasa çok daha güzel olacak. İşimiz çok zor ancak alıştık, korku yaşamıyoruz" diye konuştu.
'MECBUR EKMEK PARASI'
Evli ve 2 çocuk babası Gökhan Damar da (23), ailesiyle birlikte elektrik işçiliğinde çalıştığını belirterek, "Genelde iş kazası oluyor ama çalışmaya devam ediyorsun. Mecbur ekmek parası. Babamdan, akrabalarımızdan işi gördük öğrendik. Biz de onların yanı sıra giderek alıştık halende devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.